Google Plus Neden Hala Önemli Bir Pazarlama Aracı?

Son birkaç yıl boyunca Google+ Facebook’a rakip bir sosyal ağ olmaktan daha çok, değerli zamanları harcayarak sadece arama sonuçlarının en üstünde gözüktükleri zaman işe yarayan profilleri oluşturmak için kullanılan bir uygulama oldu. Üzücü gerçek şu ki; günümüzde birçok kuruluş Google’ın sosyal platformuna bu gözle bakıyor ve bu nedenle pazarlama amaçlı kullanılabilecek bu önemli aracı heba ediyor.

Kısa Bir Tarih Dersi

Başlangıç olarak Google’ın sosyal platformunun geçmişine kısaca bir göz atalım. Google+ Facebook’un sadece üniversite öğrencileri için bir ağ olmaktan çıkmasından beş yıl sonra, Haziran 2011’de piyasaya sürüldü. Faaliyete başladığı ve yalnızca davet usulü olduğu ilk dört hafta içinde Google+ 25 milyon kullanıcıya ulaştı (Facebook’un şu andaki 250 milyon kullanıcısı var). Ocak 2012 itibariyle Google+ davetiye gerektirmeksizin 13 yaş ve üzeri herkesin kullanımına açıldı

Zamanla Google, servislerini bir “sosyal medya platformu” olarak adlandırmaktan kaçındı ve daha ziyade Google servislerinin bir uzantısı olarak tanımladı. Bu çok önemli bir ayırım ancak, bu noktaya daha sonra değineceğiz. İlk olarak önemli olan Google+’ın neden bu kadar kötü bir şöhrete sahip olduğunu bilmek.

google-plus-stock1_1020.0

Olumsuz Algıların Nedeni

Google+’ın resmi olarak 2.2 milyar civarında kullanıcısı var. Bu rakam, diğer bütün sosyal ağlardan daha fazla. Bununla birlikte aynı zamanda olumsuz algılarda mevcut. Bu milyarlarca hesabın bulunmasının tek nedeni Gmail’in Google+’a uyumlu olan her hesaba otomatik olarak bağlanması. Yani en az milyonlarca Gmail kullanıcısının bulunduğunu söylemek daha doğru olur. Veriler, Google hesaplarının %90’ının Google+’da tek bir gönderi yapmadıklarını ve sadece 5 milyon civarında insanın etkileşim içinde olduğunu ve platformda nispeten sürekli bir şekilde herkese açık olarak gönderi paylaştığını gösteriyor.

Önceden edinilen bu verilerden yola çıkarak, şirketlerin dijital pazarlama stratejileri konu olduğu zaman neden Google+’ı bu kadar küçük – veya var olmayan – bir araç olarak gördüğünü anlamak çok da zor değil. İnterneti kaplayan birçok sosyal medya platformu varken birçok dijital pazarlamacı, pozitif bir ROI (Yatırımın Geri Dönüşü) yaratmayacak bir şey için değerli zamanlarını harcamak istemiyor.

Bense size Google+’ın dijital pazarlama stratejinizde göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyorum. Google+’ın neredeyse Facebook ve Twitter gibi platformlar kadar yüksek bir pazarlama önceliği olması gerekiyor. Bana inanmıyor musunuz? O halde işletmelerin bu platform hakkında anlaması gereken bazı gerçekleri gözden geçirelim (bazılarına kısaca aşağıda değindim):

google plus

1. Google+ Gmail’in Bir Uzantısıdır

Şimdi yüzleşme zamanı: Temel olarak herkes Gmail’i bir ölçüde kullanıyor. Gmail, geçen sene Mayıs ayında 900 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaşmış bir numaralı ücretsiz e-posta servisi – ve bu kullanıcıların %75’i Gmail hesaplarını mobil cihazlarında açıyor. Muhtemelen bunlar işletmelerin göz ardı edemeyeceği sayılar.

Peki ama neden birçok kullanıcının mobil cihazlarında Gmail kullanmaları bu kadar önemli? Tüketicilerin %60’ından fazlası bir şey satın almak için yalnızca mobil cihazlarını kullanıyor ve bu sayı giderek artıyor. Bu, e-ticaret işletmelerinin duymak isteyebilecekleri bir nokta. Eğer Google+’da güçlü bir varlık gösteriyorsanız, mobil cihazlar vasıtasıyla 900 milyon Gmail kullanıcısının %75’i ile iletişime geçme fırsatı yaratmış oluyorsunuz – ki bu kullanıcıların %60’ı bu mobil cihazlar vasıtasıyla ürün satın alıyor. İyi bir içeriğe sahip, kuvvetli bir Google+ takipçisi edinmek, potansiyel müşterilerin bu devasa pazarına ulaşabilmenizi sağlar.

Şanslı olduğunuz bir başka konu ise bütün Google programlarının (Gmail, Google+, Google Hangouts) sorunsuz bir şekilde birlikte çalışmaları için tasarlanmış olması. Bu da büyük ihtimalle kullanıcıların sizin profilinizi tesadüfen bulmalarını sağlar.

2. Google+ Bir Sosyal Ağ DEĞİLDİR

Birçok işletmenin Google+’da pazarlama konusunda problem yaşamalarının nedeni, kendi sosyal medya platformlarında kullandıkları stratejilerin aynısını Google+’da da kullanmaya çalışmaları. Google, Google+’ın bir sosyal ağ olmadığını ve şirketlerin Google+’ı bu yönde kullanmaması gerektiğini resmi olarak duyurdu.

Birçok kullanıcı, Google+ ile yakından ilgilenmeye başlamak yerine Google+’daki paylaşımların içeriğini görecek. Google+ sayesinde müşterilerinizle iletişime geçemeyeceksiniz çünkü sosyal ağlardaki gibi bir işlevselliğe veya aktif kullanıcı tabanına sahip olmayacaksınız. Google+’ı bir sosyal ağ olarak kullanmanın en iyi yolu, sizinle orada bağlantıya geçecek potansiyel müşterileriniz için diğer ağlarınızla arada bir köprü olmasına izin vermek. Unutmayın ki müşteriler Google+ ile çok fazla bağlantıya geçmiyorlar. Bu nedenle kullanıcıların aklını çelmek için ilgi alanlarına yönelik değişik içerikler sunun. Böylece büyük ihtimalle diğer medya kanalları aracılığı ile sizinle bağlantı kuracaklardır.

3. Google+ Sayfaları Genelde Arama Sonuçlarının En Üstünde Yer Alır

Google, arama sonuçları sayfasının en başında neyin gözükeceği ile ilgili sistem üzerinde tam kontrole sahip. Bu nedenle kullanıcıların belirli bir şirket hakkında arama yaptıkları zaman genellikle görecekleri ilk şeyin, bu şirketin Google+ profili olması şaşırtıcı değil. Bu da demek oluyor ki; büyük ihtimalle bu kullanıcılar farkında bile olmadan bu profile tıklayacaklar. Bu nedenle iyi bir içeriğe ve bir şirket olarak kim olduğunuzu yansıtan bir profile sahip olmanız sizin yararınıza olur. Çünkü bu, potansiyel bir müşterinin sizin hakkınızdaki ilk izlenimi olabilir.

Sağlam bir profilinizin olması, Google’ın site avcılarının sizin sitenizi iyi bir site olarak algılamalarında etkili olabilir. Popüler bir Google+ sayfanız ve siteniz için vasat bir SEO’nuz (Arama Motoru Optimizasyonu) olduğunu görürlerse, Google+ profiliniz başka türlü öne geçemeyeceğiniz bir rekabete girebilir.

4. Google+ Değerlendirmeleri Yelp Değerlendirmelerinden Önce Görülebilir

Bu yazıdan herhangi bir çıkarım yapacaksanız bu noktaya çok dikkat edin: Google+ değerlendirmeleri önemlidir! Yukarıdaki noktaya ek olarak, Google+ profilleri genellikle müşteri değerlendirme ortalamasıyla gösterilir. Bu da Yelp profilinin üzerinde görünebilir – genellikle her birine kaç adet değerlendirme yazdığınıza bağlıdır. Bunun anlamı; eğer Yelp’deki değerlendirmeleriniz sağlamsa, Google+’daki değerlendirmelerinizin de sağlam olduğundan emin olmanız gerekir.

Bu durum aynı zamanda kötü Yelp değerlendirmelerinden muzdarip işletmelere de büyük bir fırsat verir. Çünkü Google+’daki iyi değerlendirmelerinizin gördükleri ilk şey olmasının bir önemi yoktur.

Bununla birlikte Google’ın, değerlendirmelerin derecelendirmelere etkisi olduğunu aslında söylememiş olması önemlidir. Ancak şu bir gerçek ki; biri ürünlerinizi ve servislerinizi aradığı ve tesadüfen işletmenizi bulduğu zaman, sizinle iş yapmadan önce sizin hakkınızdaki değerlendirmeleri okuyacaktır. Eğer Google My Business profilinizde Google+ değerlendirmeleriniz yoksa potansiyel müşteriniz kesinlikle daha yüksek derecelendirmesi ve daha fazla değerlendirmesi olan bir rakibinize gidecektir.

Google Tanrısı Her Daim Gözetliyor

Pazarlamacılar bu içeriğin kral olduğunu biliyor. Bu da, Google’ın temelde Tanrı olduğu anlamına geliyor. Ağlarını etkin bir şekilde kullanmak ve Google’da işletmeniz ile ilgili iyi bir izlenim bırakmak her zaman için sürdürülmesi gereken iyi bir düşünce.

Dijital pazarlama dünyasında netice olarak gelinen noktada ideal müşterilerinizin ihtiyaç duydukları anda sizi bulup bulamamaları önem kazanıyor. Bu nedenle bu işin anahtarı, etkin arama motoru optimizasyonu stratejilerini kullanmak. Google’ın programları böyle stratejiler için birbirini tamamladığından, Google+ kesinlikle göz ardı edemeyeceğiniz bir hale geliyor.

Paylaş